İçeriğe geç
İKRAOku.
SurelerNüzulCüzlerAraYer imleriFavorilerAyarlar
İKRA·Açık kaynak Kur’an okuma uygulaması
© 2026 İKRA.
sungur.dev·@tahsingibi·GitHub·ikra.sungur.dev
  1. Kur’an
  2. →Zâriyât
  3. →8

051 · Mekkî

Zâriyât

ٱلذَّارِيَات

Rızık, İbrahim’in misafirleri ve yaratılış gayesi.

Ayet
60
Nüzul
67
Mushaf
51
Anlam
Savuranlar
Aktif Kaynaklar:MealDiyanet İşleriTefsirMuhtasar Kur’an TefsiriDeğiştir→

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Bismillâhirrahmânirrahîm.

001

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلذَّٰرِيَٰتِ ذَرْوًۭا

veẕẕâriyâti ẕervâ.

Diyanet İşleri: Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü gelecektir.

002

فَٱلْحَٰمِلَٰتِ وِقْرًۭا

felḥâmilâti viḳrâ.

Diyanet İşleri: Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü gelecektir.

003

فَٱلْجَٰرِيَٰتِ يُسْرًۭا

felcâriyâti yüsrâ.

Diyanet İşleri: Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü gelecektir.

004

فَٱلْمُقَسِّمَٰتِ أَمْرًا

felmüḳassimâti emrâ.

Diyanet İşleri: Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü gelecektir.

005

إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَصَادِقٌۭ

innemâ tû`adûne leṣâdiḳ.

Diyanet İşleri: Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü gelecektir.

006

وَإِنَّ ٱلدِّينَ لَوَٰقِعٌۭ

veinne-ddîne levâḳi`.

Diyanet İşleri: Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü gelecektir.

007

وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلْحُبُكِ

vessemâi ẕâti-lḥubük.

Diyanet İşleri: İçinde yörüngeler bulunan göğe and olsun ki, ey inkarcılar, siz, şüphesiz aykırı görüştesiniz.

008

إِنَّكُمْ لَفِى قَوْلٍۢ مُّخْتَلِفٍۢ

inneküm lefî ḳavlim muḫtelif.

Diyanet İşleri: İçinde yörüngeler bulunan göğe and olsun ki, ey inkarcılar, siz, şüphesiz aykırı görüştesiniz.

009

يُؤْفَكُ عَنْهُ مَنْ أُفِكَ

yü'fekü `anhü men üfik.

Diyanet İşleri: Bundan, dönebilecek kimseler döndürülür.

010

قُتِلَ ٱلْخَرَّٰصُونَ

ḳutile-lḫarrâṣûn.

Diyanet İşleri: Yalancılığı itiyat edinenlerin, bilgisizliğe saplanıp kalanların canları çıksın!

011

ٱلَّذِينَ هُمْ فِى غَمْرَةٍۢ سَاهُونَ

elleẕîne hüm fî gamratin sâhûn.

Diyanet İşleri: Yalancılığı itiyat edinenlerin, bilgisizliğe saplanıp kalanların canları çıksın!

012

يَسْـَٔلُونَ أَيَّانَ يَوْمُ ٱلدِّينِ

yes'elûne eyyâne yevmü-ddîn.

Diyanet İşleri: İşlerin karşılık göreceği günün zamanını sorarlar.

013

يَوْمَ هُمْ عَلَى ٱلنَّارِ يُفْتَنُونَ

yevme hüm `ale-nnâri yüftenûn.

Diyanet İşleri: O, kendilerinin ateşte azap görecekleri gündür.

014

ذُوقُوا۟ فِتْنَتَكُمْ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تَسْتَعْجِلُونَ

ẕûḳû fitneteküm. hâẕe-lleẕî küntüm bihî testa`cilûn.

Diyanet İşleri: Onlara: "Azabınızı tadın; işte acele beklediğiniz bu idi" denir.

015

إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍۢ وَعُيُونٍ

inne-lmütteḳîne fî cennâtiv ve`uyûn.

Diyanet İşleri: Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini almış olarak bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. Çünkü onlar, bundan önce iyi davrananlardı.

016

ءَاخِذِينَ مَآ ءَاتَىٰهُمْ رَبُّهُمْ ۚ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَبْلَ ذَٰلِكَ مُحْسِنِينَ

âḫiẕîne mâ âtâhüm rabbühüm. innehüm kânû ḳable ẕâlike muḥsinîn.

Diyanet İşleri: Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini almış olarak bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. Çünkü onlar, bundan önce iyi davrananlardı.

017

كَانُوا۟ قَلِيلًۭا مِّنَ ٱلَّيْلِ مَا يَهْجَعُونَ

kânû ḳalîlem mine-lleyli mâ yehce`ûn.

Diyanet İşleri: Onlar, geceleri az uyuyanlardı.

018

وَبِٱلْأَسْحَارِ هُمْ يَسْتَغْفِرُونَ

vebil'esḥâri hüm yestagfirûn.

Diyanet İşleri: Seher vakitlerinde bağışlanma dilerlerdi.

019

وَفِىٓ أَمْوَٰلِهِمْ حَقٌّۭ لِّلسَّآئِلِ وَٱلْمَحْرُومِ

vefî emvâlihim ḥaḳḳul lissâili velmaḥrûm.

Diyanet İşleri: Onların mallarında muhtaç ve yoksullar için bir hak vardı, onu verirlerdi.

020

وَفِى ٱلْأَرْضِ ءَايَٰتٌۭ لِّلْمُوقِنِينَ

vefi-l'arḍi âyâtül lilmûḳinîn.

Diyanet İşleri: Kesin olarak inananlara, yeryüzünde ve kendi içinizde Allah'ın varlığına nice deliller vardır; görmez misiniz?

021

وَفِىٓ أَنفُسِكُمْ ۚ أَفَلَا تُبْصِرُونَ

vefî enfüsiküm. efelâ tübṣirûn.

Diyanet İşleri: Kesin olarak inananlara, yeryüzünde ve kendi içinizde Allah'ın varlığına nice deliller vardır; görmez misiniz?

022

وَفِى ٱلسَّمَآءِ رِزْقُكُمْ وَمَا تُوعَدُونَ

vefi-ssemâi rizḳuküm vemâ tû`adûn.

Diyanet İşleri: Rızkınız da, size söz verilen azap da yukarıdan gelir.

023

فَوَرَبِّ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ إِنَّهُۥ لَحَقٌّۭ مِّثْلَ مَآ أَنَّكُمْ تَنطِقُونَ

feverabbi-ssemâi vel'arḍi innehû leḥaḳḳum miŝle mâ enneküm tenṭiḳûn.

Diyanet İşleri: Göğün ve yerin Rabbine and olsun ki bu, sizin konuşmanız kadar kesin ve gerçektir.

024

هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ضَيْفِ إِبْرَٰهِيمَ ٱلْمُكْرَمِينَ

hel etâke ḥadîŝü ḍayfi ibrâhîme-lmükramîn.

Diyanet İşleri: İbrahim'in ikram edilmiş konuklarının haberi sana geldi mi?

← Kâf
Tûr →

Kısayol: /sure/zariyat/ayet/8