001
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ
vessemâi veṭṭâriḳ.
Diyanet İşleri: Göğe ve Tarık'a and olsun;
086 · Mekkî
ٱلطَّارِق
Yıldız ve insanın yaratılışı.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillâhirrahmânirrahîm.
001
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ
vessemâi veṭṭâriḳ.
Diyanet İşleri: Göğe ve Tarık'a and olsun;
002
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ
vemâ edrâke me-ṭṭâriḳ.
Diyanet İşleri: Tarık'ın ne olduğunu sen bilir misin?
003
ٱلنَّجْمُ ٱلثَّاقِبُ
ennecmü-ŝŝâḳib.
Diyanet İşleri: O, (ışığıyla karanlığı) delen yıldızdır.
004
إِن كُلُّ نَفْسٍۢ لَّمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌۭ
in küllü nefsil lemmâ `aleyhâ ḥâfiż.
Diyanet İşleri: Üzerinde gözetici olmayan kimse yoktur.
005
فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَٰنُ مِمَّ خُلِقَ
felyenżuri-l'insânü mimme ḫuliḳ.
Diyanet İşleri: Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın.
006
خُلِقَ مِن مَّآءٍۢ دَافِقٍۢ
ḫuliḳa mim mâin dâfiḳ.
Diyanet İşleri: O, erkek ve kadının beli ile kaburga kemikleri arasından atılagelen bir sudan yaratılmıştır.
007
يَخْرُجُ مِنۢ بَيْنِ ٱلصُّلْبِ وَٱلتَّرَآئِبِ
yaḫrucü mim beyni-ṣṣulbi vetterâib.
Diyanet İşleri: O, erkek ve kadının beli ile kaburga kemikleri arasından atılagelen bir sudan yaratılmıştır.
008
إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجْعِهِۦ لَقَادِرٌۭ
innehû `alâ rac`ihî leḳâdir.
Diyanet İşleri: Şüphesiz Allah, gizliliklerin ortaya çıkacağı gün, insanı tekrar yaratmaya Kadir'dir.
009
يَوْمَ تُبْلَى ٱلسَّرَآئِرُ
yevme tüble-sserâir.
Diyanet İşleri: Şüphesiz Allah, gizliliklerin ortaya çıkacağı gün, insanı tekrar yaratmaya Kadir'dir.
010
فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةٍۢ وَلَا نَاصِرٍۢ
femâ lehû min ḳuvvetiv velâ nâṣir.
Diyanet İşleri: O gün, insanın gücü de, yardımcısı da olmaz.
011
وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجْعِ
vessemâi ẕâti-rrac`.
Diyanet İşleri: Dönüşlü göğe ve yarılan yeryüzüne and olsun ki,
012
وَٱلْأَرْضِ ذَاتِ ٱلصَّدْعِ
vel'arḍi ẕâti-ṣṣad`.
Diyanet İşleri: Dönüşlü göğe ve yarılan yeryüzüne and olsun ki,
013
إِنَّهُۥ لَقَوْلٌۭ فَصْلٌۭ
innehû leḳavlün faṣl.
Diyanet İşleri: Doğrusu bu Kuran kesin bir sözdür.
014
وَمَا هُوَ بِٱلْهَزْلِ
vemâ hüve bilhezl.
Diyanet İşleri: O, eğlence için değildir.
015
إِنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًۭا
innehüm yekîdûne keydâ.
Diyanet İşleri: Gerçekten onlar düzen kuruyorlar.
016
وَأَكِيدُ كَيْدًۭا
veekîdü keydâ.
Diyanet İşleri: Ben de bir düzen kurmaktayım.
017
فَمَهِّلِ ٱلْكَٰفِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًۢا
femehhili-lkâfirîne emhilhüm ruveydâ.
Diyanet İşleri: Sen inkarcılara mehil ver; onlara mukabeleyi biraz geri bırak.
Kısayol: /sure/tarik/ayet/14