İçeriğe geç
İKRAOku.
SurelerNüzulCüzlerAraYer imleriFavorilerAyarlar
İKRA·Açık kaynak Kur’an okuma uygulaması
© 2026 İKRA.
sungur.dev·@tahsingibi·GitHub·ikra.sungur.dev
  1. Kur’an
  2. →Mutaffifîn
  3. →21

083 · Mekkî

Mutaffifîn

ٱلْمُطَفِّفِين

Ticari hile ve Siccîn-İlliyyîn.

Ayet
36
Nüzul
86
Mushaf
83
Anlam
Ölçüde hile yapanlar
Aktif Kaynaklar:MealDiyanet İşleriTefsirMuhtasar Kur’an TefsiriDeğiştir→

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Bismillâhirrahmânirrahîm.

001

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَيْلٌۭ لِّلْمُطَفِّفِينَ

veylül lilmüṭaffifîn.

Diyanet İşleri: İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!

002

ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكْتَالُوا۟ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسْتَوْفُونَ

elleẕîne iẕe-ktâlû `ale-nnâsi yestevfûn.

Diyanet İşleri: İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!

003

وَإِذَا كَالُوهُمْ أَو وَّزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ

veiẕâ kâlûhüm ev vezenûhüm yuḫsirûn.

Diyanet İşleri: İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!

004

أَلَا يَظُنُّ أُو۟لَٰٓئِكَ أَنَّهُم مَّبْعُوثُونَ

elâ yeżunnü ülâike ennehüm meb`ûŝûn.

Diyanet İşleri: Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?

005

لِيَوْمٍ عَظِيمٍۢ

liyevmin `ażîm.

Diyanet İşleri: Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?

006

يَوْمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

yevme yeḳûmü-nnâsü lirabbi-l`âlemîn.

Diyanet İşleri: O gün insanlar Alemlerin Rabbinin huzurunda dururlar.

007

كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍۢ

kellâ inne kitâbe-lfüccâri lefî siccîn.

Diyanet İşleri: Sakının; Allah'ın buyruğundan dışarı çıkanlar, muhakkak "Siccin" adlı defterde yazılıdır.

008

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سِجِّينٌۭ

vemâ edrâke mâ siccîn.

Diyanet İşleri: Siccin'in ne olduğunu sen nerden bilirsin?

009

كِتَٰبٌۭ مَّرْقُومٌۭ

kitâbüm merḳûm.

Diyanet İşleri: O, yazılmış bir kitaptır.

010

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ

veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

Diyanet İşleri: Yalanlayanların o gün vay haline!

011

ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ

elleẕîne yükeẕẕibûne biyevmi-ddîn.

Diyanet İşleri: Onlar, kıyamet gününü yalanlamış olanlardır.

012

وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ

vemâ yükeẕẕibü bihî illâ küllü mü`tedin eŝîm.

Diyanet İşleri: Oysa onu mütecaviz günahkardan başka kimse yalanlamaz.

013

إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

iẕâ tütlâ `aleyhi âyâtünâ ḳâle esâṭîru-l'evvelîn.

Diyanet İşleri: Ona ayetlerimiz okunduğu zaman "Öncekilerin masalları" der.

014

كَلَّا ۖ بَلْ ۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

kellâ bel râne `alâ ḳulûbihim mâ kânû yeksibûn.

Diyanet İşleri: Hayır, hayır; onların kazandıkları kalblerini paslandırıp körletmiştir.

015

كَلَّآ إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍۢ لَّمَحْجُوبُونَ

kellâ innehüm `ar rabbihim yevmeiẕil lemaḥcûbûn.

Diyanet İşleri: Hayır; doğrusu onlar o gün, Rablerinden yoksun kalacaklardır.

016

ثُمَّ إِنَّهُمْ لَصَالُوا۟ ٱلْجَحِيمِ

ŝümme innehüm leṣâlü-lceḥîm.

Diyanet İşleri: Sonra onlar, şüphesiz, cehenneme gireceklerdir.

017

ثُمَّ يُقَالُ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

ŝümme yüḳâlü hâẕe-lleẕî küntüm bihî tükeẕẕibûn.

Diyanet İşleri: Sonra da: "yalanlayıp durduğunuz işte budur" denecektir.

018

كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْأَبْرَارِ لَفِى عِلِّيِّينَ

kellâ inne kitâbe-l'ebrâri lefî `illiyyîn.

Diyanet İşleri: Ama iyilerin defteri yüksek katlardadır.

019

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ

vemâ edrâke mâ `illiyyûn.

Diyanet İşleri: O yüksek katların ne olduğunu sen bilir misin?

020

كِتَٰبٌۭ مَّرْقُومٌۭ

kitâbüm merḳûm.

Diyanet İşleri: O, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.

021

يَشْهَدُهُ ٱلْمُقَرَّبُونَ

yeşhedühü-lmüḳarrabûn.

Diyanet İşleri: O, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.

022

إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ لَفِى نَعِيمٍ

inne-l'ebrâra lefî ne`îm.

Diyanet İşleri: İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.

023

عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ

`ale-l'erâiki yenżurûn.

Diyanet İşleri: İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.

024

تَعْرِفُ فِى وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ ٱلنَّعِيمِ

ta`rifü fî vucûhihim naḍrate-nne`îm.

Diyanet İşleri: Onları, yüzlerindeki nimet pırıltısından tanırsın.

025

يُسْقَوْنَ مِن رَّحِيقٍۢ مَّخْتُومٍ

yüsḳavne mir raḥîḳim maḫtûm.

Diyanet İşleri: Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.

← İnfitâr
İnşikâk →

Kısayol: /sure/mutaffifin/ayet/21