İçeriğe geç
İKRAOku.
SurelerNüzulCüzlerAraYer imleriFavorilerAyarlar
İKRA·Açık kaynak Kur’an okuma uygulaması
© 2026 İKRA.
sungur.dev·@tahsingibi·GitHub·ikra.sungur.dev
  1. Kur’an
  2. →Müddessir
  3. →29

074 · Mekkî

Müddessir

ٱلْمُدَّثِّر

Uyarıcılık ve kıyamet sahneleri.

Ayet
56
Nüzul
4
Mushaf
74
Anlam
Bürünen
Aktif Kaynaklar:MealDiyanet İşleriTefsirMuhtasar Kur’an TefsiriDeğiştir→

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Bismillâhirrahmânirrahîm.

001

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ يَٰٓأَيُّهَا ٱلْمُدَّثِّرُ

yâ eyyühe-lmüddeŝŝir.

Diyanet İşleri: Ey örtüye bürünen!

002

قُمْ فَأَنذِرْ

ḳum feenẕir.

Diyanet İşleri: Kalk da uyar.

003

وَرَبَّكَ فَكَبِّرْ

verabbeke fekebbir.

Diyanet İşleri: Rabbini yücelt.

004

وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْ

veŝiyâbeke feṭahhir.

Diyanet İşleri: Giydiklerini temiz tut.

005

وَٱلرُّجْزَ فَٱهْجُرْ

verrucze fehcür.

Diyanet İşleri: Kötü şeyleri terke devam et.

006

وَلَا تَمْنُن تَسْتَكْثِرُ

velâ temnün testekŝir.

Diyanet İşleri: Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma.

007

وَلِرَبِّكَ فَٱصْبِرْ

velirabbike faṣbir.

Diyanet İşleri: Rabbin için sabret.

008

فَإِذَا نُقِرَ فِى ٱلنَّاقُورِ

feiẕâ nüḳira fi-nnâḳûr.

Diyanet İşleri: Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür.

009

فَذَٰلِكَ يَوْمَئِذٍۢ يَوْمٌ عَسِيرٌ

feẕâlike yevmeiẕiy yevmün `asîr.

Diyanet İşleri: Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür.

010

عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ غَيْرُ يَسِيرٍۢ

`ale-lkâfirîne gayru yesîr.

Diyanet İşleri: Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür.

011

ذَرْنِى وَمَنْ خَلَقْتُ وَحِيدًۭا

ẕernî vemen ḫalaḳtü veḥîdâ.

Diyanet İşleri: Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.

012

وَجَعَلْتُ لَهُۥ مَالًۭا مَّمْدُودًۭا

vece`altü lehû mâlem memdûdâ.

Diyanet İşleri: Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.

013

وَبَنِينَ شُهُودًۭا

vebenîne şühûdâ.

Diyanet İşleri: Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.

014

وَمَهَّدتُّ لَهُۥ تَمْهِيدًۭا

vemehhettü lehû temhîdâ.

Diyanet İşleri: Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.

015

ثُمَّ يَطْمَعُ أَنْ أَزِيدَ

ŝümme yaṭme`u en ezîd.

Diyanet İşleri: Bir de verdiğim nimetten artırmamı umar;

016

كَلَّآ ۖ إِنَّهُۥ كَانَ لِءَايَٰتِنَا عَنِيدًۭا

kellâ. innehû kâne liâyâtinâ `anîdâ.

Diyanet İşleri: Hayır; hayır; çünkü o, Bizim ayetlerimize karşı son derece inatçıdır.

017

سَأُرْهِقُهُۥ صَعُودًا

seürhiḳuhû ṣa`ûdâ.

Diyanet İşleri: Onu sarp bir yokuşa sardıracağım.

018

إِنَّهُۥ فَكَّرَ وَقَدَّرَ

innehû fekkera veḳaddera.

Diyanet İşleri: Çünkü o, düşündü, ölçtü biçti;

019

فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ

feḳutile keyfe ḳaddera.

Diyanet İşleri: Canı çıkası, ne biçim ölçüp biçti!

020

ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ

ŝümme ḳutile keyfe ḳaddera.

Diyanet İşleri: Canı çıkası; sonra yine ne biçim ölçüp biçti!

021

ثُمَّ نَظَرَ

ŝümme neżara.

Diyanet İşleri: Sonra baktı;

022

ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ

ŝümme `abese vebesera.

Diyanet İşleri: Sonra kaşlarını çattı, suratını aştı;

023

ثُمَّ أَدْبَرَ وَٱسْتَكْبَرَ

ŝümme edbera vestekbera.

Diyanet İşleri: Sonra da sırt çevirip büyüklük tasladı.

024

فَقَالَ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌۭ يُؤْثَرُ

feḳâle in hâẕâ illâ siḥruy yü'ŝer.

Diyanet İşleri: "Bu sadece öğretilegelen bir sihirdir. Bu Kuran yalnızca bir insan sözüdür" dedi.

025

إِنْ هَٰذَآ إِلَّا قَوْلُ ٱلْبَشَرِ

in hâẕâ illâ ḳavlü-lbeşer.

Diyanet İşleri: "Bu sadece öğretilegelen bir sihirdir. Bu Kuran yalnızca bir insan sözüdür" dedi.

026

سَأُصْلِيهِ سَقَرَ

seuṣlîhi seḳara.

Diyanet İşleri: İşte bu adamı yakıcı bir ateşe yaslayacağım.

027

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سَقَرُ

vemâ edrâke mâ seḳar.

Diyanet İşleri: Yakıcı ateşin ne olduğunu sen nerden bilirsin?

028

لَا تُبْقِى وَلَا تَذَرُ

lâ tübḳî velâ teẕer.

Diyanet İşleri: O, ne geri bırakır ne de azabdan vazgeçer.

029

لَوَّاحَةٌۭ لِّلْبَشَرِ

levvâḥatül lilbeşer.

Diyanet İşleri: İnsanın derisini kavurur;

030

عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ

`aleyhâ tis`ate `aşer.

Diyanet İşleri: Orada ondokuz bekçi vardır.

031

وَمَا جَعَلْنَآ أَصْحَٰبَ ٱلنَّارِ إِلَّا مَلَٰٓئِكَةًۭ ۙ وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ إِلَّا فِتْنَةًۭ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِيَسْتَيْقِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَيَزْدَادَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِيمَٰنًۭا ۙ وَلَا يَرْتَابَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْمُؤْمِنُونَ ۙ وَلِيَقُولَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌۭ وَٱلْكَٰفِرُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلًۭا ۚ كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ ۚ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَ ۚ وَمَا هِىَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْبَشَرِ

vemâ ce`alnâ aṣḥâbe-nnâri illâ melâikeh. vemâ ce`alnâ `iddetehüm illâ fitnetel lilleẕîne keferû liyesteyḳine-lleẕîne ûtü-lkitâbe veyezdâde-lleẕîne âmenû îmânev velâ yertâbe-lleẕîne ûtü-lkitâbe velmü'minûne veliyeḳûle-lleẕîne fî ḳulûbihim meraḍuv velkâfirûne mâẕâ erâde-llâhü bihâẕâ meŝelâ. keẕâlike yüḍillü-llâhü mey yeşâü veyehdî mey yeşâ'. vemâ ya`lemü cünûde rabbike illâ hû. vemâ hiye illâ ẕikrâ lilbeşer.

Diyanet İşleri: Cehennemin bekçilerini yalnız meleklerden kılmışızdır. Sayılarını bildirmekle de, ancak inkar edenlerin denenmesini ve kendilerine kitap verilenlerin kesin bilgi edinmesini ve inananların da imanlarının artmasını sağladık. Kendilerine kitap verilenler ve inananlar şüpheye düşmesinler. Kalblerinde hastalık bulunanlar ve inkarcılar: "Allah bu misalle neyi muradetti?" desinler. İşte Allah, böylece, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir. Rabbinin ordularını kendisinden başkası bilmez. Bu, insanoğluna bir öğütten ibarettir.

032

كَلَّا وَٱلْقَمَرِ

kellâ velḳamer.

Diyanet İşleri: Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir.

033

وَٱلَّيْلِ إِذْ أَدْبَرَ

velleyli iẕ edbera.

Diyanet İşleri: Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir.

← Müzzemmil
Kıyâme →

Kısayol: /sure/muddessir/ayet/29