001
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰ
velleyli iẕâ yagşâ.
Diyanet İşleri: Kararıp ortalığı bürüdüğü zaman geceye and olsun.
092 · Mekkî
ٱللَّيْل
Gece-gündüz ve cömertlik.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillâhirrahmânirrahîm.
001
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰ
velleyli iẕâ yagşâ.
Diyanet İşleri: Kararıp ortalığı bürüdüğü zaman geceye and olsun.
002
وَٱلنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّىٰ
vennehâri iẕâ tecellâ.
Diyanet İşleri: Açılıp aydınlattığı zaman gündüze and olsun.
003
وَمَا خَلَقَ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰٓ
vemâ ḫaleḳa-ẕẕekera vel'ünŝâ.
Diyanet İşleri: Erkeği ve dişiyi yaratana and olsun ki:
004
إِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتَّىٰ
inne sa`yeküm leşettâ.
Diyanet İşleri: Doğrusu sizin çalışmalarınız çeşitlidir.
005
فَأَمَّا مَنْ أَعْطَىٰ وَٱتَّقَىٰ
feemmâ men a`ṭâ vetteḳâ.
Diyanet İşleri: Elinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız.
006
وَصَدَّقَ بِٱلْحُسْنَىٰ
veṣaddeḳa bilḥusnâ.
Diyanet İşleri: Elinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız.
007
فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْيُسْرَىٰ
fesenüyessiruhû lilyüsrâ.
Diyanet İşleri: Elinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız.
008
وَأَمَّا مَنۢ بَخِلَ وَٱسْتَغْنَىٰ
veemmâ mem beḫile vestagnâ.
Diyanet İşleri: Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.
009
وَكَذَّبَ بِٱلْحُسْنَىٰ
vekeẕẕebe bilḥusnâ.
Diyanet İşleri: Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.
010
فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْعُسْرَىٰ
fesenüyessiruhû lil`usrâ.
Diyanet İşleri: Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.
011
وَمَا يُغْنِى عَنْهُ مَالُهُۥٓ إِذَا تَرَدَّىٰٓ
vemâ yugnî `anhü mâlühû iẕâ teraddâ.
Diyanet İşleri: O kimse ölüp ateşe yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez.
012
إِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدَىٰ
inne `aleynâ lelhüdâ.
Diyanet İşleri: Bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.
013
وَإِنَّ لَنَا لَلْءَاخِرَةَ وَٱلْأُولَىٰ
veinne lenâ lel'âḫirate vel'ûlâ.
Diyanet İşleri: Şüphesiz ahiret de, dünya da Bizimdir.
014
فَأَنذَرْتُكُمْ نَارًۭا تَلَظَّىٰ
feenẕertüküm nâran teleżżâ.
Diyanet İşleri: Sizi alevler saçan ateşle uyardım;
015
لَا يَصْلَىٰهَآ إِلَّا ٱلْأَشْقَى
lâ yaṣlâhâ ille-l'eşḳâ.
Diyanet İşleri: Oraya, yalanlayıp yüz çevirmiş olan o en azgından başkası yaslanmaz.
016
ٱلَّذِى كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ
elleẕî keẕẕebe vetevellâ.
Diyanet İşleri: Oraya, yalanlayıp yüz çevirmiş olan o en azgından başkası yaslanmaz.
017
وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلْأَتْقَى
veseyücennebühe-l'etḳâ.
Diyanet İşleri: Arınmak için malını veren, en çok sakınan kimse ise ondan uzak tutulur.
018
ٱلَّذِى يُؤْتِى مَالَهُۥ يَتَزَكَّىٰ
elleẕî yü'tî mâlehû yetezekkâ.
Diyanet İşleri: Arınmak için malını veren, en çok sakınan kimse ise ondan uzak tutulur.
019
وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُۥ مِن نِّعْمَةٍۢ تُجْزَىٰٓ
vemâ lieḥadin `indehû min ni`metin tüczâ.
Diyanet İşleri: O yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için değil, ancak yüce Rabbinin hoşnudluğunu (rızasını) gözeterek yapmıştır.
020
إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِ ٱلْأَعْلَىٰ
ille-btigâe vechi rabbihi-l'a`lâ.
Diyanet İşleri: O yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için değil, ancak yüce Rabbinin hoşnudluğunu (rızasını) gözeterek yapmıştır.
021
وَلَسَوْفَ يَرْضَىٰ
velesevfe yerḍâ.
Diyanet İşleri: Elbette kendisi de hoşnut (razı) olacaktır.
Kısayol: /sure/leyl/ayet/8