001
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْغَٰشِيَةِ
hel etâke ḥadîŝü-lgâşiyeh.
Diyanet İşleri: Her şeyi kaplayacak kıyametin haberi sana gelmedi mi?
088 · Mekkî
ٱلْغَاشِيَة
Ahiret sahneleri ve devenin yaratılışı.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillâhirrahmânirrahîm.
001
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْغَٰشِيَةِ
hel etâke ḥadîŝü-lgâşiyeh.
Diyanet İşleri: Her şeyi kaplayacak kıyametin haberi sana gelmedi mi?
002
وُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍ خَٰشِعَةٌ
vucûhüy yevmeiẕin ḫâşi`ah.
Diyanet İşleri: O gün bir takım yüzler zillete bürünmüştür.
003
عَامِلَةٌۭ نَّاصِبَةٌۭ
`âmiletün nâṣibeh.
Diyanet İşleri: Zor işler altında bitkin düşmüştür.
004
تَصْلَىٰ نَارًا حَامِيَةًۭ
taṣlâ nâran ḥâmiyeh.
Diyanet İşleri: Yakıcı ateşe yaslanırlar.
005
تُسْقَىٰ مِنْ عَيْنٍ ءَانِيَةٍۢ
tüsḳâ min `aynin âniyeh.
Diyanet İşleri: Kızgın bir kaynaktan içirilirler.
006
لَّيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ إِلَّا مِن ضَرِيعٍۢ
leyse lehüm ṭa`âmün illâ min ḍarî`.
Diyanet İşleri: Semirtmeyen, açlığı gidermeyen kötü kokulu (kuru) bir dikenden başka yiyecekleri yoktur.
007
لَّا يُسْمِنُ وَلَا يُغْنِى مِن جُوعٍۢ
lâ yüsminü velâ yugnî min cû`.
Diyanet İşleri: Semirtmeyen, açlığı gidermeyen kötü kokulu (kuru) bir dikenden başka yiyecekleri yoktur.
008
وُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍۢ نَّاعِمَةٌۭ
vucûhüy yevmeiẕin nâ`imeh.
Diyanet İşleri: İnanmış olanların yüzleri, o gün, pırıl pırıldır.
009
لِّسَعْيِهَا رَاضِيَةٌۭ
lisa`yihâ râḍiyeh.
Diyanet İşleri: Yaptıklarından hoşnuddurlar.
010
فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍۢ
fî cennetin `âliyeh.
Diyanet İşleri: Yüksek bir cennettedirler.
011
لَّا تَسْمَعُ فِيهَا لَٰغِيَةًۭ
lâ tesme`u fîhâ lâgiyeh.
Diyanet İşleri: Orada boş söz işitmezler.
012
فِيهَا عَيْنٌۭ جَارِيَةٌۭ
fîhâ `aynün câriyeh.
Diyanet İşleri: Orada akan kaynak vardır.
013
فِيهَا سُرُرٌۭ مَّرْفُوعَةٌۭ
fîhâ sürurum merfû`ah.
Diyanet İşleri: Orada, yükseltilmiş tahtlar vardır.
014
وَأَكْوَابٌۭ مَّوْضُوعَةٌۭ
veekvâbüm mevḍû`ah.
Diyanet İşleri: Yerleştirilmiş kaseler,
015
وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌۭ
venemâriḳu maṣfûfeh.
Diyanet İşleri: Sıra sıra yastıklar,
016
وَزَرَابِىُّ مَبْثُوثَةٌ
vezerâbiyyü mebŝûŝeh.
Diyanet İşleri: Serilmiş, yumuşak tüylü halılar vardır.
017
أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى ٱلْإِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ
efelâ yenżurûne ile-l'ibili keyfe ḫuliḳat.
Diyanet İşleri: Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?
018
وَإِلَى ٱلسَّمَآءِ كَيْفَ رُفِعَتْ
veile-ssemâi keyfe rufi`at.
Diyanet İşleri: Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?
019
وَإِلَى ٱلْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ
veile-lcibâli keyfe nüṣibet.
Diyanet İşleri: Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?
020
وَإِلَى ٱلْأَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ
veile-l'arḍi keyfe süṭiḥat.
Diyanet İşleri: Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?
021
فَذَكِّرْ إِنَّمَآ أَنتَ مُذَكِّرٌۭ
feẕekkir innemâ ente müẕekkir.
Diyanet İşleri: Sen öğüt ver! Esasen sen sadece bir öğütçüsün.
022
لَّسْتَ عَلَيْهِم بِمُصَيْطِرٍ
leste `aleyhim bimüṣayṭir.
Diyanet İşleri: Sen, onlara zor kullanacak değilsin.
023
إِلَّا مَن تَوَلَّىٰ وَكَفَرَ
illâ men tevellâ vekefera.
Diyanet İşleri: Ama kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır.
024
فَيُعَذِّبُهُ ٱللَّهُ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَكْبَرَ
feyü`aẕẕibühü-llâhü-l`aẕâbe-l'ekber.
Diyanet İşleri: Ama kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır.
Kısayol: /sure/gasiye/ayet/3