İçeriğe geç
İKRAOku.
SurelerNüzulCüzlerAraYer imleriFavorilerAyarlar
İKRA·Açık kaynak Kur’an okuma uygulaması
© 2026 İKRA.
sungur.dev·@tahsingibi·GitHub·ikra.sungur.dev
  1. Kur’an
  2. →Abese
  3. →23

080 · Mekkî

Abese

عَبَسَ

Âmâ sahabi kıssası ve vahyin evrenselliği.

Ayet
42
Nüzul
24
Mushaf
80
Anlam
Yüzünü ekşitti
Aktif Kaynaklar:MealDiyanet İşleriTefsirMuhtasar Kur’an TefsiriDeğiştir→

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Bismillâhirrahmânirrahîm.

001

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ

`abese vetevellâ.

Diyanet İşleri: Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.

002

أَن جَآءَهُ ٱلْأَعْمَىٰ

en câehü-l'a`mâ.

Diyanet İşleri: Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.

003

وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ

vemâ yüdrîke le`allehû yezzekkâ.

Diyanet İşleri: Ne bilirsin, belki de o arınacak;

004

أَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكْرَىٰٓ

ev yeẕẕekkeru fetenfe`ahü-ẕẕikrâ.

Diyanet İşleri: Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti.

005

أَمَّا مَنِ ٱسْتَغْنَىٰ

emmâ meni-stagnâ.

Diyanet İşleri: Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun.

006

فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ

feente lehû teṣaddâ.

Diyanet İşleri: Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun.

007

وَمَا عَلَيْكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ

vemâ `aleyke ellâ yezzekkâ.

Diyanet İşleri: Arınmak istememesinden sana ne?

008

وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسْعَىٰ

veemmâ men câeke yes`â.

Diyanet İşleri: Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.

009

وَهُوَ يَخْشَىٰ

vehüve yaḫşâ.

Diyanet İşleri: Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.

010

فَأَنتَ عَنْهُ تَلَهَّىٰ

feente `anhü telehhâ.

Diyanet İşleri: Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.

011

كَلَّآ إِنَّهَا تَذْكِرَةٌۭ

kellâ innehâ teẕkirah.

Diyanet İşleri: Dikkat et; bu Kuran bir öğüttür.

012

فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ

femen şâe ẕekerah.

Diyanet İşleri: Dileyen onu öğüt kabul eder.

013

فِى صُحُفٍۢ مُّكَرَّمَةٍۢ

fî ṣuḥufim mükerrameh.

Diyanet İşleri: O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir.

014

مَّرْفُوعَةٍۢ مُّطَهَّرَةٍۭ

merfû`atim müṭahherah.

Diyanet İşleri: O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir.

015

بِأَيْدِى سَفَرَةٍۢ

bieydî seferah.

Diyanet İşleri: İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır.

016

كِرَامٍۭ بَرَرَةٍۢ

kirâmim berarah.

Diyanet İşleri: İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır.

017

قُتِلَ ٱلْإِنسَٰنُ مَآ أَكْفَرَهُۥ

ḳutile-l'insânü mâ ekferah.

Diyanet İşleri: Canı çıksın o insanın, o ne nankördür!

018

مِنْ أَىِّ شَىْءٍ خَلَقَهُۥ

min eyyi şey'in ḫaleḳah.

Diyanet İşleri: Allah onu hangi şeyden yaratmış?

019

مِن نُّطْفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ

min nuṭfeh. ḫaleḳahû feḳadderah.

Diyanet İşleri: Onu meniden yaratıp merhalelerden geçirerek ona şekil vermiş;

020

ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ

ŝümme-ssebîle yesserah.

Diyanet İşleri: Sonra, yolu ona kolaylaştırmıştır.

021

ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقْبَرَهُۥ

ŝümme emâtehû feaḳberah.

Diyanet İşleri: Sonra onu öldürür ve kabre koyar.

022

ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ

ŝümme iẕâ şâe enşerah.

Diyanet İşleri: Sonra, dilediği zaman onu tekrar diriltir.

023

كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَآ أَمَرَهُۥ

kellâ lemmâ yaḳḍi mâ emerah.

Diyanet İşleri: Hayır; Allah'ın kendisine buyurduğunu hala yerine getirmemiştir.

024

فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ

felyenżuri-l'insânü ilâ ṭa`âmih.

Diyanet İşleri: İnsan, yiyeceğine bir baksın;

025

أَنَّا صَبَبْنَا ٱلْمَآءَ صَبًّۭا

ennâ ṣabebne-lmâe ṣabbâ.

Diyanet İşleri: Doğrusu suyu bol bol indirmekteyiz.

026

ثُمَّ شَقَقْنَا ٱلْأَرْضَ شَقًّۭا

ŝümme şaḳaḳne-l'arḍa şeḳḳâ.

Diyanet İşleri: Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

027

فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا حَبًّۭا

feembetnâ fîhâ ḥabbâ.

Diyanet İşleri: Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

← Nâziât
Tekvîr →

Kısayol: /sure/abese/ayet/23