001
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ
`abese vetevellâ.
Diyanet İşleri: Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.
080 · Mekkî
عَبَسَ
Âmâ sahabi kıssası ve vahyin evrenselliği.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillâhirrahmânirrahîm.
001
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ
`abese vetevellâ.
Diyanet İşleri: Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.
002
أَن جَآءَهُ ٱلْأَعْمَىٰ
en câehü-l'a`mâ.
Diyanet İşleri: Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.
003
وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ
vemâ yüdrîke le`allehû yezzekkâ.
Diyanet İşleri: Ne bilirsin, belki de o arınacak;
004
أَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكْرَىٰٓ
ev yeẕẕekkeru fetenfe`ahü-ẕẕikrâ.
Diyanet İşleri: Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti.
005
أَمَّا مَنِ ٱسْتَغْنَىٰ
emmâ meni-stagnâ.
Diyanet İşleri: Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun.
006
فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ
feente lehû teṣaddâ.
Diyanet İşleri: Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun.
007
وَمَا عَلَيْكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ
vemâ `aleyke ellâ yezzekkâ.
Diyanet İşleri: Arınmak istememesinden sana ne?
008
وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسْعَىٰ
veemmâ men câeke yes`â.
Diyanet İşleri: Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.
009
وَهُوَ يَخْشَىٰ
vehüve yaḫşâ.
Diyanet İşleri: Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.
010
فَأَنتَ عَنْهُ تَلَهَّىٰ
feente `anhü telehhâ.
Diyanet İşleri: Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.
011
كَلَّآ إِنَّهَا تَذْكِرَةٌۭ
kellâ innehâ teẕkirah.
Diyanet İşleri: Dikkat et; bu Kuran bir öğüttür.
012
فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ
femen şâe ẕekerah.
Diyanet İşleri: Dileyen onu öğüt kabul eder.
013
فِى صُحُفٍۢ مُّكَرَّمَةٍۢ
fî ṣuḥufim mükerrameh.
Diyanet İşleri: O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir.
014
مَّرْفُوعَةٍۢ مُّطَهَّرَةٍۭ
merfû`atim müṭahherah.
Diyanet İşleri: O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir.
015
بِأَيْدِى سَفَرَةٍۢ
bieydî seferah.
Diyanet İşleri: İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır.
016
كِرَامٍۭ بَرَرَةٍۢ
kirâmim berarah.
Diyanet İşleri: İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır.
017
قُتِلَ ٱلْإِنسَٰنُ مَآ أَكْفَرَهُۥ
ḳutile-l'insânü mâ ekferah.
Diyanet İşleri: Canı çıksın o insanın, o ne nankördür!
018
مِنْ أَىِّ شَىْءٍ خَلَقَهُۥ
min eyyi şey'in ḫaleḳah.
Diyanet İşleri: Allah onu hangi şeyden yaratmış?
019
مِن نُّطْفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ
min nuṭfeh. ḫaleḳahû feḳadderah.
Diyanet İşleri: Onu meniden yaratıp merhalelerden geçirerek ona şekil vermiş;
020
ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ
ŝümme-ssebîle yesserah.
Diyanet İşleri: Sonra, yolu ona kolaylaştırmıştır.
021
ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقْبَرَهُۥ
ŝümme emâtehû feaḳberah.
Diyanet İşleri: Sonra onu öldürür ve kabre koyar.
022
ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ
ŝümme iẕâ şâe enşerah.
Diyanet İşleri: Sonra, dilediği zaman onu tekrar diriltir.
023
كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَآ أَمَرَهُۥ
kellâ lemmâ yaḳḍi mâ emerah.
Diyanet İşleri: Hayır; Allah'ın kendisine buyurduğunu hala yerine getirmemiştir.
024
فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ
felyenżuri-l'insânü ilâ ṭa`âmih.
Diyanet İşleri: İnsan, yiyeceğine bir baksın;
Kısayol: /sure/abese/ayet/19